+ Cevap Yaz
Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    oğuz kağan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11.Aralık.2009
    Nereden
    Rize
    Yaş
    48
    Mesajlar
    1,609

    Standart TAYYİP VE AKP'NİN BÜYÜK YALANLARI

    TAYYİP VE AKP'NİN BÜYÜK YALANLARI

    ‘Münafık’ın alametleri üçtür. Söz söylerken yalan söyler. Va’d ettiği vakit sözünde durmaz. Kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.’
    H.Z MUHAMMED (S.A.V.)

    Bu yazı dizimizin ilk araştırmasında, R. Tayyip Erdoğan’ın ve AKP’nin, Apo’nun idamı konusunda dile getirdikleri yalanları anlatacak, ikinci araştırmamızda türban sorunu ile ilgili gerçek düşüncelerini, sahte vaatlerini ve bu sorunu neden çözmediklerini aktaracak, son araştırmamızda ise devlet olanaklarını nasıl kullandıklarını ve emanete nasıl hıyanet ettiklerini gözler önüne sereceğiz.

    Hafıza i beşer nisyan ile malumdur…

    APO’YU SİZE TESLİM ETTİLER…

    Apo ne zaman yakalandı? 15 ŞUBAT 1999’da.

    İktidarda kim vardı? DSP azınlık hükümeti. DSP, ANAP ve DYP.

    Apo kime teslim edildi? Azınlık hükümetine. 15 ŞUBAT 1999’da MHP mecliste mi? Hayır. 24 Aralık 1995 seçimlerinde % 8.18 oy alan MHP, ülke barajını aşamamıştı ve mecliste temsil edilmemekteydi. Mecliste olmayan bir partinin, vereceğiz ama asmayacaksınız polemikleri içinde yer alması mümkün müdür? Hayır.

    O dönem mecliste hangi siyasi partiler temsil ediliyordu? RP, ANAP, DYP, DSP ve CHP. Eğer ortada bir pazarlık var ise bu pazarlıkta taraflar kimler olabilir? Mecliste temsil edilen partiler. AKP o dönem RP içerisinde mecliste midir? Evet.

    MHP NE ZAMAN MECLİSE GİRDİ? 18 NİSAN 1999’DA. APO YAKALANDIKTAN 63 GÜN SONRA.

    MHP’NİN İKTİDAR ORTAĞI OLDUĞU HÜKÜMET NE ZAMAN KURULDU? 28 MAYIS 1999’DA. APO YAKALANDIKTAN 103 GÜN SONRA.

    Apo’nun MHP’ye teslim edilmiş olması mümkün müdür? Hayır. Apo’yu size teslim ettiler diyen Başbakan yalan mı söylemektedir? Evet.

    APO’YU İMRALIYA MHP KOYDU…

    TARİH. 19 ŞUBAT 1999. 18 NİSAN 1999 SEÇİMLERİNDEN 60 GÜN, MHP’NİN İKTİDAR ORTAĞI OLMASINDAN 100 GÜN ÖNCE…

    HÜRRİYET GAZETESİ. SEDAT ERGİN’İN MERHUM BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT İLE RÖPORTAJI.

    Sedat ERGİN- İmralı’da ki hazırlıklara ne zaman girişildi?

    Bülent ECEVİT- Ne zaman ki, Apo’nun Türkiye’ye getirilebileceği yolundaki kanaatimiz kesinleşti, hemen İmralı’da ki hazırlılara başladık. Getirilmesinden 3-4 gün önce diyebiliriz.

    Apo ne zaman Türkiye’ye getirilmişti? 15 ŞUBAT 1999. 3-4 gün öncesi ne demektir? 12-13 ŞUBAT 1999. MHP iktidar ortağı mıdır? Hayır. MHP meclis çatısı altında mıdır? Hayır. Apo’nun İmralı’ya atılmasında MHP’nin onayı, görüşü, herhangi bir yönlendirmesi olabilir mi? Hayır. MHP Apo’nun İmralı’da özel koşullarla, hatırlı bir misafir gibi ağırlanması hususunda ne demiştir?

    Apo’nun F tipi bir cezaevine nakledilmesini savunmuştur. Bunu muhalefete düştükten sonramı dile getirmiştir? Hayır, iktidarda iken savunmuştur. Ne zaman bununla alakalı önerge vermiştir? 28 Mayıs 2002’de. 28 Mayıs 2002’de MHP iktidarda mıdır? Evet. Bunu mecliste kabul ettirebilmiş midir? Hayır.

    Apo’yu İmralı’ya koydunuz diyen Başbakan yalan mı söylemektedir? Evet.

    APO NE ZAMAN YARGILANMAYA BAŞLANDI?

    31 Mayıs 1999’da, Ankara 2 no’lu Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanmaya başlandı. Suçlarının sabit görülmesi üzerine 29 Haziran 1999’da TCK’nin 125. maddesi uyarınca idamına karar verildi. Dosya Yargıtay’a gönderildi ve 25 Kasım 1999’da Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından karar oy birliği ile onaylandı.

    Aynı gün Apo’nun avukatları AİHM’e başvurdu. Hangi kanun, yasa, yönetmelik ya da protokole göre AİHM’e başvurdu? 1997 yılında Abdullah Gül ve Abdullah Şener’in altına imza attıkları ve Türkiye Cumhuriyeti’nin resmen tanıdığı, 11 no’lu protokol uyarınca başvurdular. Sayın Cumhurbaşkanı AKP’nin kuruluşunda ikinci adam mıdır? Evet.

    11.07.1997. REFAHYOL HÜKÜMETİ. İKTİDAR ORTAKLARI REFAH PARTİSİ- DOĞRU YOL PARTİSİ.

    AB ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan 11 no’lu protokolle, Türkiye, AİHM’in yargı yetkisini daimi olarak kabul etti. Bu en açık ifadesi ile Türk mahkemelerinin vermiş olduğu tüm kararlar, bir üst mahkeme olarak AİHM’e götürülebilir ve AİHM’in verdiği kararlar Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınır denmesiydi.

    Bu protokolün altında kimlerin imzaları vardı? Refah Partisi adına Necmettin Erbakan, Abdullah Gül ve Abdüllatif Şener’in.

    AİHM Türkiye Cumhuriyeti’ne ne dedi? AİHM iç tüzüğünün 39. maddesi gereğince aşağıda belirtilen ihtiyati tedbire karar verilmiştir. İnsan Hakları mahkemesi, sözleşme hükümlerine başvuranın şikâyetinin kabul edilebilirliğini ve esasını etkin bir biçimde sonuçlandırana kadar, idam cezasının infaz edilmemesi için gerekli bütün adımları atmasını ister.’ Dedi.

    1997 yılında REFAHYOL iktidarı bu protokolü kabul edip imzalarken MHP ne dedi? Bunun kabul edilmemesi gerektiğini her platformda savundu ve Türk yargısının kukla haline getirileceğini beyan etti. Mecliste dahi bulunmayan bir parti olarak sözünü dinletebildi mi? Hayır.

    1997’de kabul edilen bu protokol olmasaydı, Apo’yu bekleyen son ne olacaktı? Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından onanacak ve karar TBMM’ye getirilerek Apo’nun infazı gerçekleşecekti.

    AİHM’E GİTMESİNE RAĞMEN MHP NE DEDİ?

    Apo’nun idam kararı ile ilgili dosya, AİHM’ de görüşülmeye devam ederken, Devlet Bahçeli 11 Ocak 2000’de Osmaniye’de Apo’nun en kısa sürede idam edileceğini beyan etti. 11 no’lu protokole binaen beklenen AİHM kararı ne olursa olsun infazın gerçekleştireceğini sürekli ve yineleyerek tekrarladı.

    Osmaniye’den iktidar ortaklarına düşüncelerini açıklayan Devlet Bahçeli, ertesi gün koalisyon ortaklarıyla gerçekleşen 7,5 saatlik uzun ve tartışmalı toplantı neticesinde koalisyon ortakları ile bir mutabakat metni imzaladı. Yaklaşık 11 yıldır AKP, MHP’nin imza attığı bu mutabakat belgesi ile Apo’nun idamdan kurtarıldığını beyan ederek yalanlarına devam etti. Bu mutabakat belgesi ne demekteydi?

    12 OCAK 2000. APO SÜRECİNDE İMZALANAN MUTABAKAT BELGESİ…

    ‘Koalisyon oluşturan DSP, MHP ve ANAP’ın genel başkanları bugün Başbakanlıkta yaptıkları toplantıda, AİHM’in terörist başı Abdullah Öcalan hakkındaki kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararını ayrıntıları ile değerlendirmişlerdir.

    Bilindiği gibi Türkiye’nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM’in Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslar arası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya ivedilikle TBMM’ye gönderilecektir.

    Genel başkanlar, hukuka saygı içinde aldıkları bu kararın, terör örgütü ve yandaşı çevrelerce milleti ve devleti ile Türkiye’nin yüksek menfaatleri aleyhine kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde, erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi hususunda görüş birliğine varmışlardır.’

    Bu karar metninde 1997’de imzalanan 11 no’lu protokol ile AİHM kararlarının mecburi bekleme süresi ötesinde, bu sürecin terör örgütü lehine işlemesi halinde infazın gerçekleştirileceği hükmü MHP’nin ısrarları sonucunda metne konulmuş muydu? Evet.

    Bu metin ile AİHM’in kararı ne olursa olsun, dosyanın TBMM’ye gönderileceği ve kararın meclis tarafından verileceği açık-seçik açıklanmış mıydı? Evet.

    7.5 SAAT SÜREN TARTIŞMALARDA DEVLET BAHÇELİ NEYİ SAVUNMUŞTUR?

    Apo’nun idam edilmesi gerekliliğini savunmuştur. Bunu 127 milletvekili ile gerçekleştirebilmiş midir? Hayır.

    KARAR METNİNİN YAYINLANMASINDAN 6 GÜN SONRA
    TARİH. 18 OCAK 2000. HÜRRİYET GAZETESİ. MESUT YILMAZ

    7.5 saat zorlu bir görüşme yaptık. İstihbarat raporları okundu. Her şey bütün detayıyla ele alındı. Ama yine de karşımda hükümeti bozmaya çok kararlı bir Devlet Bahçeli gördüm. Bu beni Türkiye'nin istikrarı ve geleceği için çok endişelendirdi. Öyle olunca iki defa baş başa görüştüm.
    Kendisine raporlarda yazılanların doğru olduğunu, hiçbir abartma bulunmadığını, başbakanlık yapmış bir kişi olarak bunlara kefil olduğumu söyledim…

    Sayın Bahçeli, idam cezasının kaldırılmasından yana ama 125. maddeyi (APO’NUN ASILMASINA KARAR TEŞKİL EDEN MADDE) hariç tutuyor. Zirvede Apo'nun infazıyla idam cezasının kaldırılmasını Meclis'ten aynı anda geçirmeyi de önerdi. Ancak biz ve Sayın Ecevit bunun da doğru olmayacağını kendisine uzun-uzun anlattık.

    Sayın Bahçeli'nin kaygısı şuydu; Bu devlet bu Apo'yu asamaz anlayışı yerleşecek. Ben onun bu kaygılarına saygı duydum, duyuyorum. Onun için onun yanında yer alacağımı söyledim ve o da Türkiye'yi düşünerek kararını verdi.


    19 NİSAN 2005. ECEVİT’İN BEHİÇ KILIÇ’A VERDİĞİ RÖPORTAJ.


    Bülent ECEVİT- Bahçeli idam istedi, biz astırmadık.


    APO’NUN İDAM EDİLEBİLMESİ İÇİN MHP NE YAPTI?



    Mutabakat belgesi ile dosyanın meclise gönderilmesi kesin hükme bağlanmasına rağmen, AB tazyikleri yüzünden diğer siyasi partilerin infaz noktasında farklı görüşler beyan edememesi gayesi ile MHP’nin 3 Ekim 2001 tarihinde sunduğu teklifle ‘terör, savaş ve çok yakın savaş suçlarına ölüm cezası verileceği’ hükmünü getirildi. Buna ilişkin Anayasa değişikliği 3 Ekim 2001 tarih ve 4709 sayılı kanunla yürürlüğe girdi.


    Bu Anayasa değişikliği ne demekti? İdam cezası kaldırılsa dahi terör suçları kapsam dışında kalacak demekti. Bu Anayasa değişikliği ile Apo’nun idam cezasının infazı kesinleşmiş oluyor muydu? Evet.


    3 EKİM 2001’DEN, İDAM CEZASININ RESMEN KALDIRILDIĞI 1 AĞUSTOS 2002’YE KADAR İŞLEYEN SÜREÇ ve SİYASİ PARTİLERİN GERÇEK YÜZLERİ



    3 Ekim 2001 tarihinde Anayasa değişikliği ile kesinleşen infaz, AB tarafından katiyetle reddedildi. Bu değişikliğin kaldırılması yönünde MHP haricinde meclisteki tüm siyasi partilere büyük baskı oluşturuldu. AKP, ANAP, DSP, DYP, SP ve YTP bu baskılara boyun eğerek idamın kaldırılması için AB’ye söz verdiler. Bunu nereden biliyoruz? Tüm bu partiler idam cezasının kaldırılması için evet oyu verdiler.

    AKP, AB’ye söz vermişti fakat kamuoyuna karşı kirli ve ikiyüzlü bir siyaset izliyordu. Meydanlarda, AİHM’in ihtiyati tedbir kararı verdiğini bilmelerine rağmen, DOSYANIN MECLİSE GETİRİLMESİNİ dile getiriyorlardı. Böylece uluslar arası sözleşmelere attıkları imzalarla geciken infaz sürecinde MHP’yi karalamaya çalışıyorlardı.


    MHP dışında diğer hiçbir siyasi parti ya da lider Apo’nun asılması için net tavır koymamaktaydı. AB ile ikili ilişkilerini bozmak istemeyen siyasi partiler aynı zamanda kamuoyu baskısından da çekiniyorlardı. AB’ye söz veren bu siyasi partiler içerisinde de görüş farklılıkları vardı.

    Hem kamuoyunu yanıltmak, hem de tüm yükü MHP’nin üzerine atabilmek için AKP, 1 Ağustos 2002’den bir gün önce, 31 Aralık 2002’de Anayasa komisyonunda idamın kaldırılmaması yönünde bir önerge verdi. Önergeyi veren AKP milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi Ramazan Toprak’tı.


    MHP, Türk Milletine bu kirli siyaseti ifşa edebilmek ve herkesin gerçek yüzünün ortaya çıkması gayesi ile 31 Temmuz 2002’de Anayasa Komisyonuna verilen bu önerge için çekimser oy kullanma kararı aldı. Zira ertesi gün mecliste açık oylama isteyerek bu kirli oyun ifşa edilecek ve kamuoyu baskısından çekinen AKP ve DYP idamın kalkmaması için oy kullanmaya mecbur bırakılacaktı. Ve AB’ye karşı gelişecek bu zorlu süreç bir komisyon tarafından değil, millet iradesini temsil eden TBMM gücüyle yürütülecekti.

    Neticesinde MHP’nin çekimser oy kullanması üzerine idamın kalkması konusundaki tasarı ertesi gün, 1 Ağustos 2002’de meclise geldi. MHP mecliste açık oylama istedi.

    MHP’nin tutumu açık ve netti. İdam cezası kaldırılmamalı ve Apo, AHİM kararı beklenerek, fakat aksi bir karar çıkması durumunda dahi infaz edilmeliydi.


    AİHM’in verdiği kararları tanıma mecburiyeti vardı fakat anayasanın 90’ıncı maddesi infazın yapılabileceği hükümler içeriyordu. Ayrıca 12 Ocak 2000’de imzalanan mutabakat belgesinde koalisyon ortakları ‘Bilindiği gibi Türkiye’nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM’in Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslar arası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya ivedilikle TBMM’ye gönderilecektir.’ Diyerek altına imza atmışlardı.

    AKP ve DYP meydanlarda, ekranlarda söyledikleri sözleri yalanlarcasına idam cezasının kaldırılması için grup halinde evet oyu kullandı. Enteresandır bir gün önce idam kaldırılmasın diye Anayasa Komisyonu’na önerge veren AKP milletvekili Ramazan Korkmaz’da idam kaldırılsın diyenler arasındaydı. Bu iğrenç hareket bile gerçek niyetin ne olduğunu ayan-beyan gözler önüne sermekteydi. MHP dışındaki bütün siyasi partiler idamın kalkması için evet oyu kullandı. Bu ikiyüzlü ve çirkef siyaset bu yaşananlarla da sınırlı kalmayacaktı.


    Ertesi gün yani 1 Ağustos 2002’de mecliste idam cezasının kaldırılması için kimler evet oyu verdi?

    AKP 41 Evet

    ANAP 76 Evet

    DSP 55 Evet

    DYP 65 Evet

    SP 22 Evet

    YTP 50 Evet


    Sadece MHP 117 milletvekili ile hayır oyu verdi.

    Eğer AKP ve DYP, millete verdikleri söze sadık kalsalardı, MHP ile birlikte hayır oyu verenlerin sayısı 224’e ulaşacak, evet oyu verenler ise bağımsız milletvekillerinin desteğini almalarına rağmen 214 oy ile kaybedecek ve idam cezası kalkmayacaktı.


    Bu yüzsüz siyaset neticesinde AKP lideri R.TAYYİP ERDOĞAN, Apo’yu kurtaranlar arasında yer almakla kalmamakta, Anayasa değişikliği için 3 Ağustos 2002 tarihli Hürriyet Gazetesine verdiği demecinde, "Bu çok büyük bir başarıdır. Ben, burada özellikle TBMM’yi takdir ediyorum, alkışlıyorum. " demekteydi.


    İdam cezası kaldırılmıştı. Bu aslında şu demekti. 3 Ağustos 2002 tarihinde bu değişiklik resmi gazetede yayınlanmasıyla birlikte, artık Türkiye’de hiç kimse idam edilemeyecekti. Apo bu değişiklikle infazdan kurtulmuş oluyordu.
    AİHM’e giden dosyanın akıbeti ne oldu?

    AİHM 12 Mart 2003’te Apo’nun gözaltı süresinin uzunluğu, DGM’de yargılanması ve savunma süresi gerekçe gösterilerek tekrar yargılanmasına karar verdi. Bu karar yürürlükteki yasalara aykırı olduğu için uygulanamadı.

    Fakat AKP, Mayıs 2004’te Anayasanın 90’ıncı maddesini de değiştirerek Avrupa anlaşmalarının Türk Anayasası’nın üzerinde olduğunu ve insan hakları alanındaki uluslar arası anlaşmalarla milli mevzuat arasında bir çatışma olursa, Türk mahkemelerinin uluslar arası anlaşmaları uygulayacağını kabul etti.

    2002 seçimleri öncesi AKP, camilerden, kahvehanelere, televizyonlardan, radyolara kadar her yerde Apo’yu asmadılar diyerek MHP’yi suçladı. 2004 seçimlerinde de aynı çirkin propagandaya devam etti. 2007 seçimlerinde, yani Apo’nun idamını kaldırdıkları 2002 yılından o güne kadar aynı yalanı tekrar etmeye sürdürdü.

    2007 seçimleri arifesinde Devlet Bahçeli meydanda, ‘127 milletvekili ile asamadım, gücüm yetmedi. Bugün anayasayı değiştirecek güçtesin. Asmadılar diyerek yalan söylüyorsun. İpin mi yok, al sana ip’ diyerek ‘ R.Tayyip Erdoğan’ın, Apo’yu asmak için ihtiyacı olan tek şeyi, ipi meydana attı.

    5 yıldır asmadılar diyerek gezen AKP, ikiyüzlülüğün verdiği ruh hali ile bu kez camilerden, kahvehanelere, televizyonlardan, radyolara kadar tüm alanlarda ip attı diyerek MHP’ye ve Devlet Bahçeli’ye saldırmayı sürdürdü. Oysa ip atma meselesi karşılıklı bir diyalog sonucunda zuhur etmişti. Yapmadın, etmedin diyerek iftira eden birine karşı yalan söylüyorsun, yapamadım, gücüm yetmedi, sen ve senin gibiler, idamın gerçekleşmemesi için güçlerinizi birleştirdiniz. Sen bugün bunu yapabilecek, Anayasayı değiştirebilecek güce sahipsin, o halde buyur sen yap diyerek büyük bir yalanı ortaya çıkartma gayretinden daha doğal ne olabilirdi?

    İşin en acı yanı, bu kirli propaganda, araştırmadan, söylenenleri gerçek sanan milliyetçi insanlar arasında dahi amacına ulaştı. Bugün hala bu olayın perde gerisini açıklama ihtiyacı duymamız bunun en açık göstergesidir.

    Öte yandan, Apo’yu ipten alan AKP, şartlar olgunlaştığında ve açılım sürecini işletebilmesi durumunda, Apo’nun tekrar yargılanması için tüm yasal zemini hazırlama gayreti içindedir. Bunun olabilmesi için fikir adamları vasıtasıyla ‘Apo, Osmanlı döneminde yaşasaydı, Osmanlı tarafından paşa yapılırdı’ tartışmalarını açmış, fakat halkın haklı ve yoğun tepkileri üzerine bu gerçeği şimdilik gizlemeyi uygun görmüştür.

    Bugün artan terör eylemleri, yarın Apo için hazırlanan stratejinin bir parçasıdır. Yarın BDP, dolayısıyla Apo, örgüte saldırıları durdurması için çağrısı yapacaktır. Azalan eylemler ve akan kanın durması ile terörden bunalan toplum, BDP’ ye ve Apo’ya karşı bu mühendislik çalışması ile daha reel değerlendirmeler yaptığını sanarak, Apo ve PKK için önerilecek melun önermelere daha ılımlı yaklaşmaya başlayacaktır.

    Bu sosyal ortamın oluşmasından sonra AKP, gerçek açılım sürecini başlatacaktır. Ajandada kayıtlı olan gizli satırlar işte bunlardır.
    Ayrıca Türkiye’de Apo ile pazarlık edilerek 20 militanın milletvekili yapılması için gösterilen çaba herkesin malumudur ve sır değildir.

    Yarın, bu gerçekleri ve gizli ajandayı, yalanları ile örtmeye çalışan iktidar, Apo’yu çıkartıp devlet içinde paşalığa eşdeğer vazifeler verirse, yine aynı yalanı kullanmaya niyetli görünmektedir. Apo’yu MHP asmadı.

    Merhum Bülent Ecevit, 2005’te Behiç Kılıç’la yaptığı ve yayımlanan röportajında ‘Bahçeli istedi. Biz asmadık’ derken, koalisyon içerisinde MHP, ANAP ve DSP arasında yaşanan tartışmaları dürüst bir şekilde dile getirmekteydi.

    Oysa Apo’yu astırmayanlar, o dönem mecliste bulunarak idam cezasının kaldırılması için oy veren AKP, SP, DSP, YTP, ANAP ve DYP idi.


    APO ASILSIN DİYEN VE MÜCADELE VEREN TEK PARTİ MHP, TEK LİDER DEVLET BAHÇELİ’YDİ.

    RÜSTEM FIRAT
    TÜRK DUYGUSU HER TÜRKÇÜYE EN TATLI KIMIZDIR
    TÜRK ÜLKÜSÜ CANDAN DA AZİZ BAYRAĞIMIZDIR

    BAYRAK Kİ ONUN GÖLGESİ BOZKURTLARI TOPLAR
    BAYRAK Kİ BÜTÜN KAYBEDİLEN YURTLARI TOPLAR

  2. #2
    TÜRKLÜĞÜN VE İSLAMİYETİN SONSANCAĞI TÜRKİYE CUMHURİYETİ SoNSaNCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.Eylül.2008
    Nereden
    Trabzon
    Yaş
    37
    Mesajlar
    11,216

    Standart

    Bu yazıyı bizler ile paylaştığın için Teşekkürler ağabey...Allah razı olsun...Umarım hala yalan söyleyenler ve onlara inananlar bir kez daha düşünürler...

    Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ...
    Haddimi Bilirim Derim..

  3. #3

    Standart

    rte nin hayati palavra ona inanlarda 100% cahil kisiler...

  4. #4

    AVAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.Ağustos.2008
    Nereden
    kars sarıkamış
    Yaş
    47
    Mesajlar
    29,511
    [

+ Cevap Yaz

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Resimin üzerinde gösterilecek Mesajı veriniz

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. TAYYİP ÜLKÜCÜ ŞEHİDİN MEKTUBUNU SANSÜRLEDİ
    Konu Sahibi oğuz kağan Forum Akp Gerçekleri
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 23.Temmuz.2010, 04:44
  2. TAYYİP NATO'YU NEDEN ÇAĞIRDI?
    Konu Sahibi oğuz kağan Forum Beğenilen Yazılar ve Yazarlar Bölümü
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 07.Temmuz.2010, 05:34
  3. TAYYİP VE GÜL KASETLERİ!!
    Konu Sahibi oğuz kağan Forum Beğenilen Yazılar ve Yazarlar Bölümü
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Mayıs.2010, 23:24
  4. TAYYİP VE GÜL'ÜN ELEŞTİRMEYE HAKLARI VARMI?
    Konu Sahibi oğuz kağan Forum Münazara
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 11.Mart.2010, 18:10
  5. 'bİjİ tayyİp erdoĞan'
    Konu Sahibi Aşk3HiLaLDiR Forum Akp Gerçekleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 21.Ekim.2009, 17:18

Bu Konu için Etiketler